Atilla Ate Athenrio

BIRAKMAK ÜZERİNE BİR MEKTUP

 

bıraksam diyorum artık şu sigarayı

şöyle, anlatırken bir şeyleri

konunun en heyecanlı yerinde

bir cümlenin ortasında durur gibi bıraksam

 

tek bir söz

yarım bir cümle

ne bir başlangıç

ne bir bitiş / öylesine

bir nokta koymalı hem başına hem sonuna

bir de hayatın en acıyan yerine

 

bugün / sigarayı bırakmam konusunda

bir iki satır bir şeyler yazmak istedim

 

kalemim…

koyusundan bir kahve…

bir de odamı dolduran müzik

 

keman ud

ve adını bilmediğim birkaç çalgı

peşrev de hoş geliyor kulağa

şık düşüyor hüznün yanına

balıkla roka / rakı misali

 

hayat biraz iç acısı

biraz çayda çıradır

hayat

kimi zaman sevinçten

kimi zaman hüzünden

ama illa ki bir sebepten

insanın yere göğe sığamamasıdır

sebep lazım, yaşayana ölene,

hani derler ya « sebebim »

en kötüsü de nedir bilir misin

bir sebep olmaması yaşamaya

ya da ölmeye

 

iyice yaşlandım galiba

 

ne evim; evim gibi

ne dünyam; yaşadığım dünya

içim savaş artığı

ayrık otları yürümüş kimsesiz kırlarıma

sürgün vermiş bir sonbahar içimde

ve içim kimsesizler yurdunda

 

ya sen

yorgun gözlerimdeki acıların sürmesi

gülüşün yok artık duvardaki çerçevede

bazen yüksek sesle

unutmam gerek diyorum kendime

 

ama sesim inkar ediyor / sen diyor

‘ dön ‘ diyor içimden bir ses

yolum çıkarken hep aynı yöne - bilemezsin

bir de sevdalıysa yüreğin

hele bir de sanki içinden

dününden bir ses söylüyor gibiyse

 

benimkisi biraz isyan.

ben, benden geçtim

sizden geçtim

kinlerinizden nefretlerinizden geçtim

geçiyorum işte dünyanızdan

yolum olsaydı başka yerden

hem de en kestirmesinden

yine burdan geçerdim

bana da ait çünkü bu dünya

belki sizden daha fazla

 

bir arkadaşım derdi ki bana

kahve cıgara gerisini arama

kahvem de bir yavan geldi ki hiç sorma

sana, bırakmak gerek derken şu mereti

en iyisi, başka konulara girmeli

 

keşke inansaydım tanrılara

yer tanrısı, gök tanrısı, zeus, apollo

truva atına binsem diyorum dört nala

ve akhilleus’u topuğundan ben vursam

biraz mitoloji

biraz bilim veya kurgusu

içimde bir ihanet duygusu / inansam diyorum

 

fondaki müzik bir hicaz bir hüzzam

sözlerine eşlik ediyorum bazen

 

biliyorum / mutsuz olacağım ben

ve mutsuz edeceğim yok yere / çok yere

üstüme kurulan hayalleri yerle bir edeceğim

onlar mı yerle bir olacak, ben mi

farkında bile olmadan geçip gideceğim

 

ne farkettim biliyor musun

bir çınar ağacını devirecek kadar değilse de yaşım

yaşadığım onca sonbahara karşın

sadece iki bahar yaşadım

 

ikinci bahar diyorlar

bu duyguyu yaşayan tek ben değilim

oysa insan her yaşadığını bir tek kendi yaşıyor

sanki / başkaları böyle aşık olmaz

sevişmelerden bile

böyle zevk alamazmış gibi geliyor / nedense

 

şarkılardan bilmem kaçıncısı / saymadım

bir sonraki şarkı benim olsun diye,

                                       dilek de tutmadım

ama damardan giriyor

ben gamlı hazan sense bahar

dinle de vazgeç / diyor

yazan da iyi yazmış mübarek

belli / ikinci baharını yaşamış olsa gerek

 

odam sanki muharebe alanı

nereye elimi atsam

yazdıkların… mektupların…

resimlerde saçlarını okşuyorum

dudaklarının tuzu değiyor dudaklarıma

 

içimden her şeye yeniden başlamak geliyor

o anda / inatçı bir ses yükseliyor

boğazımı sıkıyor

yüreğimi sıkıyor

git diyor

anlat diyor

her şeye

ve hiçbir şeye dair

gerekli gereksiz ne varsa

 

neler anlatacaktı o ses sana bir bilsen

hani sen

bırakma derken - ben

yenik düşmeseydim korkularıma

 

kaset bitti

kahvem bitti

ben…

bittim…

 

bıraksam diyordum şu sigarayı -ama

 

bırakmak deyince

ardında birini bırakmak geliyor aklıma

ölmek gibi zor

ölmek gibi hiç olurcasına