Atilla Ate Athenrio

BU YAZIYI YAZMAKLA AYIP ETTİM

 

Türkiye bana dokunuyor.

Ben Türkiye’ye dokunamıyorum.

Başka bedenlere, başka yüreklere dokunmak ayıp.

 

Bana Ayıp Etti, Diyor Kadın

 

Beyazıt’tan Taksim’e giden halk otobüsündeyim.

- Ben, onu arkadaş sanıyordum. Bana, beni sevdiğini söyledi.

- Ayıp etmiş, diyor yanında onu dinleyen kadın.

Aşk şarkılarının belki de en çok yazıldığı ülkedir Türkiye.

Buna rağmen sevmenin, seviyorum demenin ayıp ilan edildiği, belki de tek ülkedir Türkiye.

 

Otobüs terminalinde birbirlerini yolcu eden insanlar gözüme çarpıyor.

Birbirlerine hoşça kal derken tokalaşıp birbirlerini yanaklarından öpen karı kocalara bakıyorum. Askere yolcu ettiği arkadaşını bile daha içten kucaklayıp sarmaş dolaş bağrına basan bu insanlar, sevişip birbirlerine çocuklar verdikleri eşleriyle, birer yabancı gibi selamlaşıp vedalaşıyorlar gün ışığında.

 

Gösteririm ha!

 

Bir ayıptır almış başını gidiyor...

Her şey ayıp.

Sağa baksan ayıp, sola baksan ayıp.

 

- Beni parmağınla gösterme, ayıp! diyor.

İşaret parmağıyla bir şeyleri göstermek ayıp ilan edilmiş.

Parmakla göstermek, işaret parmağını uzatarak göstermek ayıp.

Aklıma şafii mezhebindekilerin namaz kılarken, sağ baş parmaklarını ileriye uzatarak ayıp ettikleri geliyor. İşaret parmağının uzatılmasını ayıp ilan etmek, hanefi mezhebi ağırlıklı bir ülke olmasından mı kaynaklanıyor acaba? (Şaafi mezhebi müslümanları, namaz sırasında, bir ara, sağ ellerinin işaret parmaklarını önlerinde bir şeyi gösterir gibi ileri uzatırlar)

 

- Bana “- Bu” diye hitap etme, ayıp!

Benim bir ismim var, ben ‘Bu’ değilim diyor.

Oysa ‘bu’ bir takma isim değildir.

Bu; bir işaret sıfatıdır.

Canlı veya cansız bir şeyin gösterilmesi için kullanılan sıfat, der dil bilimi.

 ‘Bu’ demek ayıp.

‘Şu’ demek daha ayıp.

Bu demeyeceksin, hele hele parmağınla gösterip “bu” demeyeceksin. İki misli ayıp.

 

Küfürler listesinde “Gösteririm ha!” teriminin yer alış nedeni, şimdi daha anlaşılır hale geliyor.

Göstermek ayıp.

 

Söz gümüşse, sükut altındır

 

Misafirlikte iken, birden fazla şeker alma, diyor babası çocuğuna.

Gözü önünden çekilen şekerlere bakıp içi gidiyor çocuğun.

Ev sahibi de, çocuk ayıp etmemeyi öğrensin diye, ısrar bile etmiyor.

 

Sofrada hiç konuşmayacaksın.

Çünkü sofrada konuşmak ayıp. Aile bireylerinin, günün tüm yorgunluğunu attıkları, birbirlerini buldukları akşam sofrasının tam bir mezar sessizliği içinde geçmesi lazım. Konuşmadan yemeğini bitir. Yemeğini çabucak ye, geç televizyonun karşısına, sessizce geçir akşamını.

Konuşmanın yasak ilan edildiği bir ülkede, aile içinde konuşmak ayıp ilan edilmiş, çok mu?

 

Orospu karı gibi gülme!

 

İnsanlar her şeye alınır olmuşlar.

Sesli gülsen ayıp, gülmesen hepten ayıp.

- Karı gibi gülme! diyor anne, kızına. Kendisinin karı olduğunu hiçe sayarak.

Bir anne, kızına bunu derse, kocası karısına; - Orospu karı gibi gülme! der doğal olarak.

Gülmek orospuluk gibi bir şey yani.

Veya sadece orospuların güldüğü bir ülkede yaşıyor olsak gerek.

Sesli gülmek ayıp.

Fısıldaşmak ayıp.

Kıkırdamak zaten ayıp.

Aslında kadın olmak ayıp bu ülkede.

- Erkek gibi kadın deniliyor, kadının nesi anlatılmak isteniyorsa.

Ve bunu tasdikliyor kadın, - Ben, testisli kadınım. (Kusura bakmayın, sansüre uğramasın diye “taşak” kelimesini kullanmadım)

Böyle bir kadınla nasıl sevişilir hayal bile edemiyorum.

 

Ellerini cebine koyma!

 

Bir yerde oturuyorsanız, ve ayaklarınız uyuşmuşsa bacak bacak üstüne atmak ayıp.

Eller ve ayaklar bir ayıp gerekçesi olabiliyor kolaylıkla.

 

- Ellerini cebine koyma! diyor.

Elleri cebe koymak ayıp.

Karşısında mafya babası olsa, hadi cebinde silah var diye, tedirgin olacak.

Ama karşısında öğrencisi.

Bunu söyleyen öğretmen.

- Benimle konuşurken ellerini cebine koyma, diyor.

- Nereye koymamı istersiniz öğretmenim, demiştim bir keresinde.

Disipline verilmiştim.

 

Acemi bir ressamın, insan figürü çizerken, çizdiği insan figürünün ellerini nereye koyacağını bilememesi gibi bir şey olsa gerek.

Elleri nereye koyarsak koyalım ayıp ediyoruz farkında olmadan.

Sadece ön tarafta elleri birleştirerek el pençe divan durmak ayıp değil.

Yalakalık yapmanın ayıp olmamasındandır belki de.

 

Bir ayıptır almış başını gidiyor...

Evet...

Türkiye  ayıp ediyor.