Atilla Ate Athenrio

YÜZÜNDE NİL NEHRİ AKAN KADIN

 

İki kişiydiler

 

hüzün gölgesi düşmüş

bir elvedayı bekler gibiydiler

 

biri / salgın hastalık üşütmüş gibi titrek

seyrek saçları yüzünü örtmüş

diğeri hırçın /... sabırsız

 

hızlı pençeye yakalanmış av

son nefesini sancısız verir

 

birden

fırtınadan kaçan kırlangıcın

hiç beklenmedik anda

hiç beklemediği anda

sığınması gibi bir rıhtıma…

mırıldandı diz çökmüş olan

 

akan nil nehrini silerken yüzünden

ama neden ? / neden ? diye sordu

ses:

ölümü kabullenmiş idam mahkumu

gibi çaresiz

gibi sessiz

gibisiz

 

sus… !!! dedi ayakta duran

(sesi hiddetsiz)

ne olur sus ve dinle

tek taraflı aşk

sarmaşık dalının tutunduğu gövdeyi

boğarcasına sıkmasına benzer

 

sor / kendine sor ve cevap ver...

kim.../ ?

danışıklı bir sevişmenin sabahına

temiz süzülür

 

ölüdür / kirlidir

kor gibidir istemsiz aşk

dokunursan yakar

acıtır tenini / …acıtacaktır

her dokunuş

namlu ucuna tünemiş

kanlı bir arpacıktır

 

yaşanılan / ve yakılan geceleri düşün

düşün ve öyle sor

 

biliyorum zor  /dedi içinden

biliyorum ama...

 

nefes alışları içine sıkışmış

kamış sarısı kan gözlerini kapatarak

kelimelerini dudaklarından yere düşürürcesine

ve her hecesine bastırarak… /

                                        … … sustu

 

sustular

 

iki kişiydiler

iki yüz kişiydiler

iki milyon kişiydiler